Gündar'a
-Mars'ta şiir varsa hayat olmasa da olur.
Başını kaldırıp huzurla gülümsedi. Dizelerin arasında
kaybolmuştu epeydir. Bazen yüzünde onulmaz bir acı bazen
can yakan bir keder bazen de kıskandıran bir keyifle
okuyordu her birini. Onu sevmek şiiri de sevmeye
şartlandırıyordu insanı.
Öyle bir anda öyle bir dize düşüyordu ki dudaklarından
kendine yeniden âşık ediyordu. İflah olmaz bir romantik
olmadı hiçbir zaman. Onun şiir ile ilişkisi birilerini
etkilemek için ya da gösteriş için değildi. Sanki hamuru
şiirle yoğrulmuştu. Gün içinde toplantılar arası
koştururken, yeri geldiğinde üzerinde tulum makineler
arasında kir pas içinde uğraşırken, akmayan trafikte
küfürler savururken ruhunun o tarafını tahmin edemiyordu
pek çok kişi. Kime sorsanız sert ve dahi çekilmezdi.
Akşam olup eve geldiğinde üzerine giydiği tüm unvanları,
tavırları, giysileri çıkarıp kendisi olarak kaldığında
elini uzatır kitaplığa ve seslenir oysa…
-Bakalım bu gece kim eşlik ediyor bize sultanım…
Sonrasında keyifle yemek yerken, sırf hatırım için izlediği
dizide bir sahneye takıldığında, alakasız belki ama yemeden
duramadığı çerezleri tükendiğinde, okuduğum kitaptan başımı
kaldırıp gözlerine denk geldiğimde; yani olur almaz, akla
gelen gelmeyen herhangi bir anda o gecenin şairinden bir
dize mutlaka savrulurdu.
"Bakmalar görüyorum bütün gün türlü bakmalar
Pencere bakması, sabahlar bakması, yeşil otlar bakması
Hepsi de beni buluyorlar, hepsi de bir yağmur
uysallığında…*"
-Hiç biri böyle değil ama, sen gibi değil…
Bir bakmışsınız bir anda sanki ölümsüzlüğün sırrını bulmuş
gibi heyecanla bağırıverir.
-Bunu söylemiş miydim sana? Yazıdan önce şiir vardı
biliyorsun değil mi?
Öylesine emin öylesine inanarak söyler ki bunu kabul
etmemek mümkün değildir. Evet, kesinlikle önce şiir vardı,
olmalıydı...
-Tanrı en çok şiiri seviyor. Şairleri bilmem ama şiiri
seviyor. O kadar çok seviyor ki bazı yarattıkları şiir gibi
be sultanım, derdi ne zaman güzel bir şey görse…
Kıskandığımı hissettiğinde hemen Ülkü Tamer koşardı
yardımımıza.
Tanrı bin birinci gece şairi yarattı,
Bin ikinci gece Cemal'i,
Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı,
Başa döndü sonra,
Kadını yeniden yarattı**
-Bak işte o kadın kesin sen olmalısın, o zaman yarattı seni
ama sırf beni sevdiği için bu vakte kadar bekledi dünyaya
inmeni. Yoksa nice olurdu halim, söyle nice olurdu?
Bilirdi beni kandırmanın yolunu. Hiç yanılmadı, hiç
yanıltmadı…
Ayşe Polat/2011
*Edip Cansever
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder